Hatce Nine and Others

2010/10/19

|

Efenim ben bir zamanlar çocuktum.
Çocuktum ve çok şiddetli bir başağrısı ile gözlerimi yeni bir güne açmıştım. O ufacık bedenimin kaldıramayacağı, dayanamayacağı ve anlamlandıramayacağı kadar can yakan bir ağrıydı başımdaki.
Çocuktum ve çaresizliğim tek silahımdı kullanabileceğim, çektiğim zaman kınından : gözyaşı olarak ateşlenen, fiziksel hiçbir zarar vermeyen, vicdanlara işlenen..
Geçmiyor ve sürekli artıyordu başımdaki ağrı.
Çaresizdim ve ağlıyordum.

Gözyaşlarım ile vicdanlarını delik deşik ettiğim, o an evde bulunan bütün aile fertlerini baş ucuma toplamayı başarmıştım. Sorular, dokunuşlar, ağzıma tıkılan haplar ve içirilen sulardan sonra dinmek bilmeyen hatta sürekli şiddetlenen başağrıma bir de mide bulantısı eklenmişti. Hamile olamayacak kadar küçüktüm. Erkek oluşumdan bahsetmiyorum bile düşünün yani. Peki neyin nesiydi bu ağrı ve bulantı.? Durumum ciddiydi ve müdahale edilmesi gerekiyordu. İlk müdahale gecikmedi!

Hatce Nine olabilir
İyi olacak hastanın ayağına iyi olmasın diye Hatce Nine getirilirmiş. Getirildi de. Hatce Nine birkaç defa hacca gitmiş , eli yüzü nurlu, ağzından sigara ve duayı eksik etmeyen bir ninemizdi. Şuan burada kimliğini deşifre edip de  utandırmak istemediğim bir aile ferdim beni hastaneye götürmek yerine Hatce Nine'yi bana getirmeyi uygun görmüştü. Hatce Nine geldi ve odada ki herkesi çıkartıp kapıyı kitledi. El örgüsü yeleğinin yan cebinden neşteri çıkarıp başımın ağrıyan kısımlarını aldı :/ yok yok böyle olmadı. Önce anestezi uyguladı. Sonra beni sırtüstü yatırdı, annemden sirkeye batırılmış bir bez istedi. Bez geldi, katlandı ve alnıma yerleştirildi. Sonra şakaklarım Hatce Nine'nin baş ve orta parmağı arasına girdi. Hatce Nine başladı beni okumaya. Okuyor, okuyor,  okuyor. O okudu benim baş ağrım arttı. O okudu, baş ağrım dayanılmaz bir hal aldı. Arttı, arttı ve birden her şey karardı.

Almanya’da yaşayan Türkler orda Türk burda Almancıdır hatta "Alamancı"dır. Almancı tanımlamasının çocuk olduğum zamanlarda, Alman takımını destekleyen insanlara ait  olduğunu sanırdım. Fenerli, Cimbomlu, Beşiktaşlı gibi. İşim buydu benim. Çocuktum ve saçma algılarım, berbat sorularım, muhteşem direksiyon hakimiyetim vardı. 

Erhan Abi'm, canım benim.. Ne zaman hastalandım yanımda hep onu gördüm. “Ulan beni mi bekliyorsun hastalanmak için” cümlesini çook işittim kendisinden. O bir Alamancıydı. Ablamın eşiydi. Uzun süre annem sandığım ablam ile evlenerek O’nu bizden alıp Almanya’ya götürdüğü için sevmezdim Erhan Abi'yi.  

Ailemin erkek tayfasının benimle ilgilenemeyecek kadar uzakta oluşlarından dolayı  ablam tarafından Alamancı aranmış ve eve çağrılmıştı.
Alamancıydı ve farklıydı, tahsilliydi medeniydi. Okunarak üflenerek hasta bir insana müdahale edilemeyeceğinin farkındaydı.

Kararan gözlerim O’nun kucağında bir hastanede açıldı. Beni bir sedyeye yatırdılar. Doktor geldi, bazı sorular sordu Alamancıya. Aldığı cevaplar doktorun beni oyun hamuru sanmasına neden oldu. Yan yatırıldım, ellerim avuçlarımdan birleştirildi ve başım ile beraber bacaklarımın arasına sıkıştırıldı. Küçüktüm ve daha da küçülmüştüm. Baş ağrımdan dolayı başka hiçbir acıyı hissedecek durumda olamayışımdan yararlanılarak belime bir iğne saplanmıştı. Ordan alınan sıvının gerekli işlemlere tabii tutularak hastalığımın teşhisinin konması uzun sürmedi:

Menenjit. ( beyin zarı iltihabı )

Baş ağrım iğneler ile dindirildi ve beraberinde bir başka rahatsızlığın beni daha kritik bir duruma sokabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak, hastane personelinden başka kimseciklerin giremeyeceği bir odaya yatırıldım.
Kaldığım odada enine uzun, boyuna kısa bir cam vardı. O cam sonraları ailemin beni, benim onları görmemi sağladı.

Hastaneye yatırıldığım ilk gün elime bir aparat takıldı. Can yakan, keyif kaçıran bir aparat. Günde 5 defa  o aparattan adını bilmediğim ama acısından dişlerimi kırarcasına sıkmama neden olan  ilaç enjekte ediliyordu.
Yemekler güzeldi, ayağıma kadar geliyor, hemşire ablalar tarafından ağzıma servis ediliyordu. Ortamımı kurmuştum. Daha sonraları canım sıkılmasın diye evden getirilen oyuncaklarım ile gösterdiğim performans sayesinde  hemşire ablaların birkaç tanesini etkilemeyi başarmıştım. Evlilik vaadi ile kandıramayacak yaşta olduğum için evcilik bahanesi ile kandırılmak için dualar ediyordum ama olmadı.
Bir hafta böyle geçtikten sonra mevcut tehlikenin başarıyla atlatıldığı kararı hekimler odası başkanı tarafından imzalı bir belge ile tarafıma sunuldu. O belgeyi dikkatlice okuduktan sonra bir başka odaya transferimde herhangi bir mani olmadığı kanısına vardım. Avukatıma bu transferi gerçekleşmesi için gerekli talimatı verdim.
Artık dışardan ziyaretlere yine kapalı ama diğer hastalar ile paylaşıma açık bir odaya yerleşmiştim. Yaşıtım olan diğer muhtelif hastalıklar sahibi çocuklar ile sosyalleşiyor, onlara hemşire ablaları tavlama metodlarını öğretiyordum. Baş göz etmeyi başaramadığım her çocuğun baş parmağına kaş göz çiziyordum.
Yeni odamda iki hafta baş-kaş  hemşire-hasta, ailem-ben ikilemleri, bol ağlamalı, şımarmalı, azarlanmalı bir biçimde göz açıp kapayana kadar olmasa da, o na çook uzak bir zaman deyimi şeklinde geçip gitmişti.
Taburcu olduğum gün çok coşkulu bir tören gerçekleştirildi.
Hiç unutmam o günü. Beni karşılamaya annem, babam, abim, ablam  alamancı  ve şey gelmişti. Şey işte eee. Abim gelmiş miydi ya ?

Cevabı biliyorsan "hee"  yaz  4560 'a bir sms at. Benden hiç duyulmamış küfürler işitme şansını yakala. ( M.A.S. )

7 yorum:

KabaKulak dedi ki...

öncelikle geçmiş olsun ki böyle girişler sünnettir bah.

şimdi sağdan başlarsak ki sağ sünnettir. ben ilk iki paragrafta sünnet olacak bir çocuk izlenimi almıştım.

ancek kendi sünnetini at kadar adam oluca kendisi organize etmiş biri olarak çok büyük yanılgılara düştüğümü kimse iddia edemez.

Sonuçta daha cillop gibi hemşire görünce çükünün ivmesini anlamayacak yaşta sünnet heycanı duymadım. bilmiyorum. bilmiyorum iştee taammm mı :((:(

O nidenle böyle başında hemcinslerimin kendine verdiği stres dolu mesajları hep sünnetle bağdaştırdım.

ancek v2; durumun gerçekten ciddiymiş dostum. Ben önceleri durumu gerçekten ciddi olmuş herkesle iyi anlaşan bir adamım. O nidenle tanışalım.

O zaman memnun oldum.

Tanımadığın adamla muhabbet ile tanışmak sünnettir bide bah..

zey0zey dedi ki...

AMANIN NE KEYİFLİ BİR YAZIYDI BU SÜRÜKLEDİ GİTTİ =)

Korhan dedi ki...

Eline sağlık güzel bir yazıydı.Cehaletimden soruyorum;geçti mi?iyi misin şimdi?

Telekinesis dedi ki...

ne desek ne desek

Li'l iL dedi ki...

KabaKulak ; öncelikle bu dumanı neresinde olduğu belirsiz bloga yapılmış ilk yorum olmasından ötürü yorumuna ayrı bir teşekkür etmek istiyorum. ayrı bir teşekkür. sonralıkla nickin çok kötü anılarımın depreşmesine sebep oluyor. daha da sonralıkla ben de memnun oldum. memnun olana memnun olmanın da sünnet bahh olacağını sanıyorum. bir fetva patlatıver bu duruma artık :)

zey0zey ; cümlene "amanın" diye başlaman çok sevimli geldi bana :) teşekkür ediyorum..

Korhan ; (estf.) bu hastalık , o başımdan geçtiği zamanlar da ailemde büyük bir paniğe sebep olmuştu. ben çocukluğun verdiği o saflık ile durumun vehametinin ( umarım doğru yazmışımdır bu kelimeyi) farkında değildim. erken teşhis ile ölümcül tehlikesi bertaraf edilebilen bir rahatsızlık. genelde bir maraz bırakıyor. konuşma zorluğu , hareket edebilme kısıtlığı , işte amiyane tabirle gerizekalılık gibi. çok şükür bilgim doğrultusunda böyle bir sorun yok bende. ( abim farklı düşünsede )

Telekinesis ; ne desen ne desen

crazywomenrosemary dedi ki...

Gülmekten mideme kramplar girdi..o sürükleyici anlatımını ilginç bir soruyla bitirmen de cabası..harika olmuş..seni de güldüren çok olsun inşallah..:))

Li'l iL dedi ki...

crazywomenrosemary; yahu sen ne güzel yorumlar yapıyorsun. çok sevdim ben seni. saol :)

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Lanet olası | Kimsin sen

Fotoğrafım
Yay gibi eğri olaydım elde tutarlardı beni... Ok gibi doğru olaydım elden atarlardı beni...

Şeytanın ışığı seni buraya getirdi!

Ne istediğini biliyorum.

Sana bir muska vereceğim.

Kaderini değiştirecek.

Bunu takarken kimseyi becerme..

Yoksa ölürsün!


benlen ıletişime geç

akinsaglam@yahoo.com

Serseriler

sıkça okunanlar

bunlar iyi bunlar

 

bal dudaklarını yirim

üstad Andy Mckee

hastasıyım