Just Like Heaven

2010/10/16

|
Efenim üzerine bir hikaye inşaa edebileceğim  şöyle vurgulu kırgılı bir giriş cümlesi arıyordum.
üstad
Ara, tara. Düşün, taşın..
Atasözleri, Murpy kanunları, Mevlana, Nietzsche, sabah sabah Seda Sayan'la "pefsi" programının eski kayıtları ile olan geçmişim derken 45 dakikayı geride bıraktığımı fark ettim.
Vazcayıp indirdiğim yaklaşık, hatta yaklaşık değil, dur sayayım üşenmeyeyim ( bekleme müziği girdi say devreye) tam 54 adet. Ulan amma indirmişim arkadaş.
Li ‘ l geriye sar:
_ Abi bütün dizileri, seri filmleri indiriyorum.
_ Eee vakit ayırabiliyormusun izlemek için o kadar diziyi, filmi?
_Yok lan, çok yoğunum. Geceleri indireceklerimi buluyorum: "indir." diyorum , pc yi açık bırakıp yatıyorum. Ertesi gün akşam gelip arşivleyip yeni indireceklerimi aramaya başlıyorum.
_Olum sen indirmek için indiriyorsun, manyak olmuşsun, git bi şalgam iç belki iyi gelir.
Li ‘ l bugüne sar :
Bu geri ve bugüne sarılma arasındaki dolanma faslında geçen muhabbet neticesinde eleştirdiğime dönüştüğümü fark ettim.
Hemen bu durumdan kendimi kurtarmalıyım dedim ve bir slogan arayışına girdim. İndirmeye ara, indirilenleri izlemek için bütün yelkenler fora :/ ( bir itiraf; bu ara-fora kafiyesi için 2-3 dakika düşünüldü ve yine de güzel bir benzetme yapılamadı )
Dallandırıp budaklandırdık mevzuyu. Hemen dönüyorum konuya ;
Vurgulu kırgılı bir giriş cümlesi düşünmekten, hazır yazılmış, söylenmişlerden araklayıp biraz editleyip bloga  ‘ ceee eee‘ yaptırtırmak için aramaktan sıkılıp darlandığım için bir film izleyerek bu sıkılmış canı, bünyeyi coşturmak maksadı ile hamle yaptım pc ye. ( Pek bir uzun cümle oldu. Sen bir yerlerine nokta koy ya da ben sana özetliyim. Bulamadım cümle ve bir film açıp oturdum karşısına. Bu yani olay. Hadi sil salyalarını )
Just Like Heaven _2005,  Romantik-komedi.
Film güzel, keyifli, sıkmıyor insan . Bir solukta izleniyor.
Amacım filmi tanıtmak değil. Aradığım cümle ordan çıktı a dostlar. ( Sevmem bu hitabı ama okuyan insanlar biran kendilerini dostum sansınlar istedim. Yok öle bişi aslında. Kendinize gelin ) İşte o cümle:

"Tanrı alkolü erkeklerin kazanıp , kadınların kaybetmesi için verdi ."

Kadın vücudunun %52’si, erkek vücudunun %61’i sudur. Alkolün vücutta parçalanması işlevini yerine getiren dehidrogenaz enzimi kadınlarda daha azdır.( bu da bize erkeklerin kazanırken kadınların neden kaybettiğini açıklamaya yetiyor da artıyor da, da da da, aha aha aha )

Aslında bu bilimsel açıklama, erkek vücudunun su oranı ile kadın vücudunun su oranı arasındaki %9 luk farkın, sabah aynı yatakta uyanıldığında, bu uyanışın bünyelerde yaşanılması muhtemel pişmanlığın %91 inin kadında, %9 luk kısmının erkekte oluşmasına sebebiyet verdiği kanısını beynime kanıttırmış oldu.
Ama... bendeki %100'lük oran düşünülmesi, üzülünmesi, gururlanılması, utanılması, yadırganılması, kıskanılması, suçlanılması,  yargılanılması gereken bir durum olunması için yeterli görünülmesi gereken bir oran.
Efkarlandım.
Şimdi : kazanacağımı bilerek, tek başıma içmeye başlasam ve kazanmak için gerekli promile ulaşsam, sabah uyandığımda yaşanılacak pişmanlığın yüzde kaçı benim, yüzde kaçı yastığımın olacak ?
 ( Alkol kötü, PES 2009 iyi, hayat sevince güzeldir.) ( M.A.S. )

2 yorum:

femida dedi ki...

:) yazık be sana git kendine birini bul diyorum sana bak hep bu yüzden bu yazılar:))

Li'l iL dedi ki...

ne alakası var ya femida ;)

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Lanet olası | Kimsin sen

Fotoğrafım
Yay gibi eğri olaydım elde tutarlardı beni... Ok gibi doğru olaydım elden atarlardı beni...

Şeytanın ışığı seni buraya getirdi!

Ne istediğini biliyorum.

Sana bir muska vereceğim.

Kaderini değiştirecek.

Bunu takarken kimseyi becerme..

Yoksa ölürsün!


benlen ıletişime geç

akinsaglam@yahoo.com

Serseriler

sıkça okunanlar

bunlar iyi bunlar

 

bal dudaklarını yirim

üstad Andy Mckee

hastasıyım