Soksam Yedi

2010/10/14

|
Efenim sene 1997 ..
Aylardan eylül ya da ekim. Henüz Teoman abimizin “daha on yedi, on yediymiş dımdırıdıs...“ şarkısının pöykürülmediği bir yılda kıymeti bilinmeyen bir on yediydim ben.
97 senesi düzenli olarak: asosyal kişiliğim sayesinde arkadaş edinemiyor oluşumun, yıl, ay, hafta, gün dönümünü tırnaklarımı yiyerek kutladığım bir yıldı.
Gördüğüm her güzel kız benimle farkında olmadan hızlandırılmış bir “ merhaba / bak bunu sana aldım / çok özlüyorum seni / akşam bize gidelim mi /  ya ne değişmesi nerden çıkardın bunu  / o adam kim – o kadın kim / yeter sıkıldım senden /  defol git “ şeklinde bir ilişki yaşıyordu.
Özetle vahim bir tiptim, kurtarılmam gerekiyordu  ve  beyaz atlı bir prens bekleyemeyecek kadar erkektim.
Ve derken beyaz atlı prens koptu geldi son 100 de. ( şaka şaka yok öyle bişi. Kopacak atıyla  “sana geldim Li’l , seni kurtarmaya” diyecek onca insanın içinde, sünnetlik pelerini ve biryantinli saçları ile .! o nu 0.9 kalem ile imha ederim )
Günün birinde, dershaneden çıkmış eve gitmek için durağa yanaşmıştım.


Uzaktan görüldüğünde önce insanın içinde, sonra dışında minik adımlarla harekete geçmesini sağlayan, durağa yaklaştıkça insanları öbek öbek bir araya getiren, koltuk kapabilmek için bireyleri zorunlu bir samimiyete, temaslara, pozisyon zenginliğine iten, o mavi, o kocaman, o güzergah sahibi, o soksam yedi dediğim 297 numarasıyla, muavinine pasomu göstererek bindiğim, beni evime, ötekini işine, kimisini sevdiğine, kimisini sevmediğine götüren halk otobüsü, kaderimi ve kişiliğimi değiştirmek için durağa yanaşmıştı. Kıvrak ve atik hareketler ile fizyolojik avantajımı da  ( ufak tefek idim o zamanlar ) kullanarak ilk, orta ve lise düzeyinde adımlarla, o mavinin için de yerimi almıştım. Üstelik şoför tarafından, en arkanın iki önünde, hemide cam kenarın da bir koltuğa yerleşerek. Ancak 20 'li yaşlarımın ortalarında üzerimden atabilmeyi başardığım, yüzümdeki insanlara:
_ Şoo delianlı bana yer verecek.
_ Şu genç kalkacak.  
_ Şuouo bebe kalkar şimdi yer vermek için amcasına, teyzesine.
cümlelerini kurduran ifadenin mağduru olmamak için cama yapıştırmıştım yüzümü. Yarı uykulu, yarı çevresine meraklı duruşum ile kimseciklere bu cümleleri kurdurmak ve akabinde yerimden yurdumdan olmak istemiyordum.
“Arkaya doğru ilerleyelim beyler !! “ uyarısını takip edecek olan “ kapıları kapat kaptan” talimatını işittikten ve şoför amca gaz pedalına bastıktan sonra “tehlike geçti Li’l” diyerek kendime, soksam yedideki insanları süzmek için başımı camdan içeriye doğru çevirmiştim.
Kulaklarında kulaklık ile müzik dinleyen ergenlerin, onlara uyuz olan yaşlı gerginlerin, toplu taşıma araçlarının yabancısı olan zenginlerin, birisi fortlarmı tedirginliğini yaşayan Ezgil'erin Merve'lerin varlıkları ile şenlendirdiği eve dönüş yolculuğum başlamıştı.
Ve O...
Şoför amcaya yakın, profilinin sol kısmı görüş açımda, sağ  kolu dirseğinden sol göğsüne 30-40 derecelik açı ile kapatılmış arasına kitaplar sıkıştırılmış duruşu ile  uzun hafif dalgalı saçları, lacivert kazağı, biraz irice olduğu belli olan gözleri, eğimi çocukken bindiğim kaydıraklara benzeyen burnu ile kişiliğimi, benliğimi, dinlediğim müzikleri, okuduğum kitapları, takıldığım mekanları, yaşadığım şehri, mesleğimi, kıyafetlerimi, saçımın şeklini, mizah anlayışımı, arkadaşlarımı çevremi, kısaca beni iyisiyle kötüsüyle şu an ki Li'l ' e dönüştürecek olan hatun belirmişti karşımda...
Şimdi 30 yaşındayım. Ve hala O’nun sayesinde ve yüzünden ( bu ikisinin anlamı farklı , inan bana ) değişmekteyim.
Neden ? Nasıl? Ne zaman ... ?
Yakında ... 
( M.A.S. )

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Lanet olası | Kimsin sen

Fotoğrafım
Yay gibi eğri olaydım elde tutarlardı beni... Ok gibi doğru olaydım elden atarlardı beni...

Şeytanın ışığı seni buraya getirdi!

Ne istediğini biliyorum.

Sana bir muska vereceğim.

Kaderini değiştirecek.

Bunu takarken kimseyi becerme..

Yoksa ölürsün!


benlen ıletişime geç

akinsaglam@yahoo.com

Serseriler

sıkça okunanlar

bunlar iyi bunlar

 

bal dudaklarını yirim

üstad Andy Mckee

hastasıyım